Suriye’de Esad yönetiminin devrildiği Aralık 2024’ten bu yana bir ilk yaşandı.
Rus güçlerinin ana üslerinden olan Kamışlı Havalimanı’na Rus uçağı indi. Rus uçağının geliş amacı bilinmezken, “Rus güçleri Suriye’den tahliye mi edilecek?” sorusu akıllara geldi.
- Bir Rus uçağı, Esad yönetiminin Aralık 2024’te devrilmesinden sonra ilk kez Kamışlı Havalimanı’na indi.
- Kamışlı Havalimanı, Rusya’nın Suriye’deki en stratejik askeri ileri karakollarından biri olup, 2019’da Esad rejiminden kiralanarak askeri helikopter üssüne dönüştürüldü.
- Kamışlı Havalimanı’nda Pantsir-S1 hava savunma sistemleri, radar üniteleri, Mi-8 ve Mi-35 helikopterleri ile yaklaşık 200 Rus askeri personeli bulunmaktadır.
Suriye‘de hükümet ile terör örgütü YPG arasında ateşkes sağlanmasının ardından dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Bir Rus uçağı Kamışlı’ya indi.
RUS UÇAĞI, KAMIŞLI’YA İNDİ
Rudaw’ın haberine göre, Esad yönetiminin Aralık 2024’te devrilmesinin ardından ilk kez Kamışlı Havalimanı’na Rus uçağı indi. Rusya’nın Esad döneminde Suriye’deki ana askeri üslerinden olan Kamışlı’da uçağın inişi öncesi iki helikopter havalimanı ve çevresinde güvenlik uçuşu yaptı.
RUS GÜÇLERİ SURİYE’DEN TAHLİYE Mİ EDİLECEK?
Rus uçağının geliş amacıyla ilgili açıklama yapılmadı. Akıllara, “Rus güçleri Suriye’den tahliye mi edilecek?” sorusu geldi.
KAMIŞLI HAVALİMANI
Suriye’nin kuzeydoğusunda, Türkiye sınırına oldukça yakın bir konumda bulunan Kamışlı Havalimanı, Rusya için bölgedeki en stratejik askeri ileri karakollardan biri olma özelliğini sürdürmektedir. 2019 yılında Esad rejiminden kiralanarak bir askeri helikopter üssüne dönüştürülen tesis, günümüzde Pantsir-S1 gibi gelişmiş hava savunma sistemleri, radar üniteleri, Mi-8 ve Mi-35 tipi taarruz helikopterleri ile yaklaşık 200 kişilik bir Rus askeri personeline ev sahipliği yapmaktadır.
2024 sonundaki rejim değişikliğinin ardından havalimanı çevresindeki alanların kontrolü büyük ölçüde SDG’ye geçmiş olsa da, Rusya’nın bu izole üssü boşaltmadığı ve Hmeymim Hava Üssü ile kurulan hava köprüsü üzerinden lojistik takviye almaya devam ederek bölgedeki diplomatik ve askeri pazarlık payını koruduğu gözlemlenmektedir.









